Fax
Makinası “makinesi” Değil
Arada sıra video izleriz hepimiz,
malum siteden.Ya denk gelmiştir bir yerde tıklayıp oraya sürüklenmişizdir yada biz bilerek açmışızdır zaman geçirmek
için.İşte öyle bir zaman video izliyorum.”konu konuyu açtı” derler ya işte
bende ki de o hesap “video videoyu açtı” kendimi eski yıllarda yayınlanmış birde
zamanında canlı yayınlanmış bir proğram izlerken buldum.İşte konuklar
konuşuyor,gelen kişilerde zamanının popüler kişilerinden.Muhabbet çok iyi bende
kendimi kaptırmışım izliyorum.Bu video bittiği an direk başka bir video
dikkatimi çekecek tıklayıp obürüne geçeceğim makinalaşmış olarak.Ama benim dikkatimi çekti canlı yayında
muhabbetin sonuna yaklaşılmış halktan yani seyircilerden soru almak için fax
kağıtları geldi sunucunun masasına.Şimdilerde olsa sosyal ağlar ( adını
yazacaktım da bir ikisini yazarımda diğerlerine ayıp olur) var hemencecik
sunucu ekrandan okur seyircilerden gelen soruları.Çok yaygındır ve halktan
herkes katılır bu konuk-seyirci diyaloğuna çünkü herkesin bir sosyal ağ münasebeti vardır
zaten.işte dikkatimi çekti dedim ya seyirciler mesajlarını faxlamışlardı o
zamanlar.Yayında baya geç saatlerde yapılıyor..Ben mi yanlış hatırlıyorum
herkesi evinde fax var mıydı o zamanlar yada çoğu kişinin?
Bana fax makinası denilince,
aklıma ilkokulda fen bilgisi kitabında iletişim ünitesine gelince
öğretmenimizin(tabi o zamanlar “hocam”
diyemiyoruz. ya “öğretmenim” demek bize çocukça gelmiyor yada şimdi öyle
geliyor) bizi tek sıra halinde müdürün odasına indirdiği gün geliyor
aklıma.Sınıftan çıkmadan sıkı sıkıya tembihlerdi önce öğretmenimiz bizi çünkü
diğer sınıflar biz aşağı müdürün odasına inerken ders yapıyor olacaklardı,
dikkatleri bozulmasın!Tek derdi de bu değildi bence birde şu vardı, öğretmenler
odasında meslektaşlarından şikayet dinlememek.Sonra biz her ne kadar dikkatli
olsakda azda olsa ses yaparak inerdik müdürün odasına.Kimimiz ilk defa inmiş
olurdu o odaya.Bizim okulumuzun müdür odası giriş kattaydı.Şimdiler de müdürlerin
odası üst katlarda olduğuna rastlıyorum ,öğrencilerin teneffüslerde gürültülerinden
kaçabilecekleri son nokta orası çünkü herkes hurra bahçeye iniyor.Odaya
indikten sonra hepimiz müdürün odasında öğretmenimizin bize göstereceği fax
makinasının marifetlerini dinledik onu gördük.Müdür bey kağıda birşeyler
karaladığı kağıdı fax makinasına okutarak bir örnek faxlama yaptı.Biz kağıdın
kablolarla diğer tarafa gideceğini düşünürken, gerçeği öğrenmemiz pek geç
olmadı.
Galiba o yıllardan aklımda kalmış
fax makinası nadir bulunur,müdürlerin odasında bulunur birde camında “fax
çekilir” yazan kırtasiyelerde…Ha birde kesin zenginlerdede bulunur…Yanlış mı
hatırlıyorum acaba o zamanlar halkımın sobayla ısınan evleride fax var mıydı? O
canlı yayında sorulan sorular gerçekten de benim halkımın soruları yapılan
yorumlar benim halkımın mıydı?Sadece dikkatimi çekti belki de ben yanlış
biliyorumdur…