26 Kasım 2012 Pazartesi

FAX


                                               Fax Makinası “makinesi” Değil

Arada sıra video izleriz hepimiz, malum siteden.Ya denk gelmiştir bir yerde tıklayıp oraya sürüklenmişizdir  yada biz bilerek açmışızdır zaman geçirmek için.İşte öyle bir zaman video izliyorum.”konu konuyu açtı” derler ya işte bende ki de o hesap “video videoyu açtı” kendimi eski yıllarda yayınlanmış birde zamanında canlı yayınlanmış bir proğram izlerken buldum.İşte konuklar konuşuyor,gelen kişilerde zamanının popüler kişilerinden.Muhabbet çok iyi bende kendimi kaptırmışım izliyorum.Bu video bittiği an direk başka bir video dikkatimi çekecek tıklayıp obürüne geçeceğim makinalaşmış  olarak.Ama benim dikkatimi çekti canlı yayında muhabbetin sonuna yaklaşılmış halktan yani seyircilerden soru almak için fax kağıtları geldi sunucunun masasına.Şimdilerde olsa sosyal ağlar ( adını yazacaktım da bir ikisini yazarımda diğerlerine ayıp olur) var hemencecik sunucu ekrandan okur seyircilerden gelen soruları.Çok yaygındır ve halktan herkes katılır bu konuk-seyirci diyaloğuna  çünkü herkesin bir sosyal ağ münasebeti vardır zaten.işte dikkatimi çekti dedim ya seyirciler mesajlarını faxlamışlardı o zamanlar.Yayında baya geç saatlerde yapılıyor..Ben mi yanlış hatırlıyorum herkesi evinde fax var mıydı o zamanlar yada çoğu kişinin?

Bana fax makinası denilince, aklıma ilkokulda fen bilgisi kitabında iletişim ünitesine gelince öğretmenimizin(tabi o zamanlar  “hocam” diyemiyoruz. ya “öğretmenim” demek bize çocukça gelmiyor yada şimdi öyle geliyor) bizi tek sıra halinde müdürün odasına indirdiği gün geliyor aklıma.Sınıftan çıkmadan sıkı sıkıya tembihlerdi önce öğretmenimiz bizi çünkü diğer sınıflar biz aşağı müdürün odasına inerken ders yapıyor olacaklardı, dikkatleri bozulmasın!Tek derdi de bu değildi bence birde şu vardı, öğretmenler odasında meslektaşlarından şikayet dinlememek.Sonra biz her ne kadar dikkatli olsakda azda olsa ses yaparak inerdik müdürün odasına.Kimimiz ilk defa inmiş olurdu o odaya.Bizim okulumuzun müdür odası giriş kattaydı.Şimdiler de müdürlerin odası üst katlarda olduğuna rastlıyorum ,öğrencilerin teneffüslerde gürültülerinden kaçabilecekleri son nokta orası çünkü herkes hurra bahçeye iniyor.Odaya indikten sonra hepimiz müdürün odasında öğretmenimizin bize göstereceği fax makinasının marifetlerini dinledik onu gördük.Müdür bey kağıda birşeyler karaladığı kağıdı fax makinasına okutarak bir örnek faxlama yaptı.Biz kağıdın kablolarla diğer tarafa gideceğini düşünürken, gerçeği öğrenmemiz pek geç olmadı.

Galiba o yıllardan aklımda kalmış fax makinası nadir bulunur,müdürlerin odasında bulunur birde camında “fax çekilir” yazan kırtasiyelerde…Ha birde kesin zenginlerdede bulunur…Yanlış mı hatırlıyorum acaba o zamanlar halkımın sobayla ısınan evleride fax var mıydı? O canlı yayında sorulan sorular gerçekten de benim halkımın soruları yapılan yorumlar benim halkımın mıydı?Sadece dikkatimi çekti belki de ben yanlış biliyorumdur…