Boşa akmayan musluklar
En büyük hayalimdi imalathaneden
beri böyle bir yer.Zaten hep konuşurduk
diğer musluk arkadaşlar ile hayallerimizde ki görev yerlerimizi.Benim hayalimin
gerçekleştiği için o kadar çok mutluyum ki.Küçük bir mahalle çeşmesine kapağı
atmıştım artık rahatım.Hepimizin en korktuğu şey ise ortakdı.Taharet musluğu
olmak.Hiçbirimiz istemezdi ,insanların oralarını buralarını yakından görmek ve
o dayanılmaz kokuda hizmet vermek.Tahmin edersiniz ki bizim meslekte en berbat
görevdi bu.Halime çok şükür ediyorum,böyle bir yere denk gelmediğim için.Gel
gelelim bizim Yalama’ya, Yalama diyorum çünkü bizim camiada musluklara
isimlerini ondan sonra onun yerine gelen
musluk verir.Bende yalama olduğu için değiştirilen bizimkine Yalama adını
verdim.İşte bizim Yalama giderken ayaküstü mahalle ahalisi hakkında bilgi verdi
beni uyardı.En çok sokakta okul ayakkabılarıyla top peşinde terleyip susayan ve
sonra da musluğa ağzını dayayıp kana
kana su içen haylazlardan dert yandı.Herbirinin sırayla kendisini ağızlarına
almaları hiç hoşuna gitmiyormuş.Çok haklı benimde hoşuma gitmezdi doğal olarak.Daha
sonra kuyrukta dedikodu yapan kadınların dırdırlarından yakındı.Kadınlar
toplanıp o kadar çok konuşuyorlarmış ki sıra hemencecik onlara gelsin de bir an
önce gitsinler diye elinden geldiğince bidonları hızlı doldurmaya çalışırmış.Sende
öyle yap yoksa başın şişer demişti son olarak.Biraz da iyi yönlerini anlat
diyememiştim.Kim bilir belki daha çok anlatacak şeyleri vardı daha.Bir anda
ustanın yağlı ve tozlu hurda çuvalına atılırken buldu kendini.Bir daha da
duyamadım göremedim zaten onu.Geçti gitti öyle.Belki tamir olup yine devam
edecekti kaldığı yerden belki de sonsuzluğa doğru yola koyulacaktı…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder