30 Aralık 2012 Pazar

rüya

                                   Boşa akmayan musluklar

Bir rüya görüyorum yine.İstanbul’un eski semtlerinin birinde,bidon çalkalamanın kuyrukta ki yaşlı amcalar ve teyzelerce ayıplandığı  bir mahalle çeşmesinin musluğuyum.Daha geçen ay hayırsever bir mahalleli tarafından benden önceki musluğun yalama olması üzere değiştirildim.Bu musluk ile değiştirilmesi esnasında tanışma imkanım oldu da; iki kelam edebildik.Tahmin ettiğimden çok daha kederliydi, bu güzeller güzeli çeşmeden ayrılacağına.Güzeller güzeli diyorum çünki bende çok sevdim burayı.Yağmur almaz, güneş görmez üç tarafı kapalı ki bu özelliği kışın donmamasına katkısı çok büyük olan nimetlerinden biri…

En büyük hayalimdi imalathaneden beri böyle bir yer.Zaten hep  konuşurduk diğer musluk arkadaşlar ile hayallerimizde ki görev yerlerimizi.Benim hayalimin gerçekleştiği için o kadar çok mutluyum ki.Küçük bir mahalle çeşmesine kapağı atmıştım artık rahatım.Hepimizin en korktuğu şey ise ortakdı.Taharet musluğu olmak.Hiçbirimiz istemezdi ,insanların oralarını buralarını yakından görmek ve o dayanılmaz kokuda hizmet vermek.Tahmin edersiniz ki bizim meslekte en berbat görevdi bu.Halime çok şükür ediyorum,böyle bir yere denk gelmediğim için.Gel gelelim bizim Yalama’ya, Yalama diyorum çünkü bizim camiada musluklara isimlerini ondan  sonra onun yerine gelen musluk verir.Bende yalama olduğu için değiştirilen bizimkine Yalama adını verdim.İşte bizim Yalama giderken ayaküstü mahalle ahalisi hakkında bilgi verdi beni uyardı.En çok sokakta okul ayakkabılarıyla top peşinde terleyip susayan ve sonra da musluğa  ağzını dayayıp kana kana su içen haylazlardan dert yandı.Herbirinin sırayla kendisini ağızlarına almaları hiç hoşuna gitmiyormuş.Çok haklı benimde hoşuma gitmezdi doğal olarak.Daha sonra kuyrukta dedikodu yapan kadınların dırdırlarından yakındı.Kadınlar toplanıp o kadar çok konuşuyorlarmış ki sıra hemencecik onlara gelsin de bir an önce gitsinler diye elinden geldiğince bidonları hızlı doldurmaya çalışırmış.Sende öyle yap yoksa başın şişer demişti son olarak.Biraz da iyi yönlerini anlat diyememiştim.Kim bilir belki daha çok anlatacak şeyleri vardı daha.Bir anda ustanın yağlı ve tozlu hurda çuvalına atılırken buldu kendini.Bir daha da duyamadım göremedim zaten onu.Geçti gitti öyle.Belki tamir olup yine devam edecekti kaldığı yerden belki de sonsuzluğa doğru yola koyulacaktı…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder